Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Son yıllarda güçlü bir rüzgar esiyor hayatlarımızda: “Kimseye ihtiyacın yok.”
Bu söylem sözde bağımsızlığı yüceltirken insanın biyolojik tasarımını göz ardı ediyor. Oysa sosyal bağ bir tercih değil, düzenleyici bir ihtiyaçtır.

Harry Harlow’un 1950’lerde rhesus maymunları üzerinde yaptığı deneyler bunu açıkça gösterdi. Yavrular, yalnızca besin sağlayan tel anneden çok, yumuşak dokulu ve temas sunan modele yöneldi. Temas, hayatta kalma sisteminin parçasıdır.

Bu ihtiyacın güncel bir örneğini ise kalbimiz sıkışa sıkışa izliyoruz: Japonya’daki Ichikawa City Zoo’da annesi tarafından reddedilen “Punch” isimli yavru makak maymunu, bakıcıların verdiği peluş oyuncağa sarılarak sakinleşmeye çalıştı. Bu bir deney değil; ancak organizmanın gerçek bağ figürü yokken bile temasa yöneldiğini gösteren çarpıcı bir gözlem.

Bowlby ve Ainsworth’un bağlanma çalışmaları güvenli ilişkinin keşif cesaretini ve stres toleransını artırdığını ortaya koydu. Bağ, bağımsızlığın zıddı değil; zeminidir. Ayna nöron araştırmaları ve “Donuk Yüz” deneyi de insanın ilişki içinde regüle olduğunu gösterir. Sinir sistemi eş-regülasyona ihtiyaç duyar.

Modern yaşam başarıyı ödüllendirir. Başarma hissi dopamin üretir; geçici bir güç duygusu verir. Ancak uzun vadede bu yetmez, psikolojik sağlamlığı sürdürmek oksitosin salınımı ister 😊

Kendi hayatımda da bunu gördüm. Dönüşüm sürecimin en sert , en can yakan  dönemlerinde insana yaklaşma ihtiyacım arttı. Kedime ve köpeğime daha çok temas ettim. Yalnız kalmam gereken zamanlarda yalnız kaldım; ama temas ihtiyacımı ‘Güçlü Kadın’ söylemine kurban etmedim. Güçlü olmak, kimseye ihtiyaç duymamak değildi. Ne zaman bağa yaklaşacağımı, ne zaman içime döneceğimi ayırt edebilmekti.

İlişki koçluğu başlığının altını kendi ihtiyaçlarımdan yola çıkarak, biz bize benzeriz diyerek doldurdum. Bağımlılık ile sağlıklı bağ arasındaki farkı ayırt etmeyi, ihtiyaçları inkâr etmeden ifade edebilmeyi ve ilişkide kalabilmeyi destekler. E birazda doğru peluş seçmeyi 😊

İnanın bana, insanın ihtiyacı hâlâ insana…

Bir yorum bırakın