Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Özlemek çoğu zaman bir şeye doğru gitme isteğiyle karıştırılır. Oysa bazı özlemler, adım atılmadığında anlam kazanır. Özlemle kalabilmek; onu bastırmadan, çözmeye çalışmadan, bir an önce geçsin diye eyleme dökmeden, olduğu yerde tutabilmektir. Temasın sonucuna değil temasın kendisine izin vermektir.

Bazen bir koku ile söz ile bakış ile bildiğimizi bile unuttuğumuz bir an ile gelir çıkar karşımıza özlenen, yerinden emin, yaptırabileceklerinden emindir sıklıkla.

Kaybettiğimiz biri olabilir bu. Ölümle hayatımızdan çıkmış ama içimizde yaşamaya devam eden bir bağ. Ya da bir zamanlar bizi mutlu etmiş, beslemiş fakat bugünkü benliğimize ve geleceğimize artık hizmet etmeyen bir ilişki. Bazen de kalbimizi en derinden kırmış, ilkelerimizle çatışmış, affetmenin mümkün olmadığı biri. Ortak nokta şudur: Özlüyoruz ama adım atmıyoruz.

Bu duruş çoğu zaman yanlış anlaşılır. Zayıflık ya da kararsızlık sanılır. Oysa burada güçlü bir bilinç vardır. Çünkü her duygu çözüm istemez. Ya da yaşanan çözümün kendisidir. Bazıları yalnızca yaşanmak ister. Özlemin içinde kalabilmek; “bir şey yapmalıyım” dürtüsünü fark edip ona teslim olmamaktır. Bedende olanı bedende, duyguda olanı duyguda tutabilmektir zihinle kendimizi yormadan.

Bu alanda kaldıkça, özlemle aramızda yeni bir ilişki kurulur. Onu bastırmayız, ona göre de hareket etmeyiz. Geldiğinde onu tanırız, güzelce ağırlarız, elimizi kolumuzu nereye koyacağımızı bilmez halden uzak… Hemhâl oluruz. Bazen acı vardır; boğazda düğüm, göğüste ağırlık. Bazen de şaşırtıcı bir yumuşaklık. Özlemenin içinde yalnızca kayıp değil, bağ kurabilme kapasitemiz de görünür olur.

Zamanla fark ederiz ki bu özlem, bizi geçmişe çağırmak için değil; neyi geride bırakmamız, neyi yanımıza almamız gerektiğini göstermek için buradadır. Ve bazen en olgun hareket, hiçbir adım atmadan bu hakikatin ortasında kalabilmektir.

İyileşme her zaman ileri gitmek değildir.
Bazen iyileşme, olduğumuz yerde kalabilme cesaretidir.

Oruç Aruoba ne güzel dile getirmiş;

”Özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin
Özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen
Özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin
Özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen”

Bir yorum bırakın